Düşünceler Herşeyi Değiştirebilir

Hadi bir şeyler yazalım. Kainatta yeterince kelime olabilir, ziyanı yok. Benimkiler de eklenince kıyamet kopacak değil ya. Yazalım gitsin, şurada bir kenarda dursun. Uzun zamandır yazmadığım için söyleyeceklerim kısa sürebilir. Yine ziyanı yok. Hem ne demiş ünlü mimar Mies Van Der Rohe, "Less is more." Meal veriyorum; "Az çoktur." Saygıdeğer Mies sana sesleniyorum, eğer haklıysan bu makaleyi çok seveceğim. Düşüceler herşeyi değiştirebilir, dedim. Dedim ama malayani ve makyajlı bir başlık değil bizimkisi. İnanarak söylüyorum. Aslında Dan Brown'ın kitaplarını okuduğum andan beri inanıyordum ama yakinen tecrübe edince daha bir inancım arttı. Geçenlerde...


Bayram Mayram

Her evde bir akran bulan çocukların tek hecelik oyunlarının ismidir, bayram. Hüzün kokar ve şekerle tatlandırılır. Yıllar sonrasının "Nerede o eski bayramları" her misafirlikten tek tek toplanır. Ve biraz da yetişkince sohbetlerin içinde beliren eski arsaların adıdır. O arsalara çıkan dairelerin, o dairelerden gelecek paraların, o paralarla gerçekleştirecek hayallerin... Kolonya tutulur. Falancanın kızı, filancanın oğluna layık görülür. Gümüşi tepsilerde şeker ikram edilir. Dedikodular layıkıyla eda edilir. Kahve içilir. Bozulan işler dolar ve yuronun ihanetine bağlanır. Ağaran saçlardan kekremsi espriler devşirilir. Çocukluklar özlemle yad...


Garip Dünya'nın Oldukça Garip Küçüklüğü

İşte yine başlıyoruz. Yaz geldi ya, artık yazmamak için bir bahanem de kalmadı. Aslında saymaya kalksam düzinelerce (ve hepsi birbirinden daha makul) gerekçe bulabilirim. Ama tüm bunlara rağmen yazmalı! Neyse, yeni yeni oluşmaya başlayan atmosferi daha fazla bulandırmadan işimize bakalım. İnşallah bu ilki olur ve devamı daha güzel gelir. 1.Perde Baktığınız resmin gerisindeki bir bankta, yazmakta zorlanan ve yazmayı unutmuş bir yazar oturmakta. Dalları gökyüzüne karışan dev çınarların arkasındaki gökyüzü son derece alımlı. Bir mavi, bir beyaz, zaman zamansa güneşli. İnsanın ruhuna alacalı dokunuşlarda bulunuyor. Muhteşem bir esinti,...


Gerçekten Masal mıyız biz?

Merak edenler için söylüyorum, gelmiş geçmiş tüm yaşantıların özeti şudur; Zaman bir nehir gibi durmaksızın kalabalıkların üstünden geçer. Ve bizler boğulmamak için çırpınır dururuz. Buraya gelebilecek en uygun kelime, "Boğulmamak!" sanırım, Yüzmek değil. Çünkü yalnızca aptallar akıntıya karşı kürek çeker. Arif olan ise kendini zamanın akışına bırakarak nefes almaya çalışır. Zamanın adeti bu, istesen de durduramazsın! Yavaşlatamazsın! Söndüremezsin! Söz dinlemez tavırlarla öylece akar gider. Sen bunun farkına vardığında o çoktan yolun sonuna varmış olur... Benim saatim; tüm bu gerçekliklerden uzakta, yüzünde bir şeylere geç kalmış olmanın...


Sıradanlaşan Bir Güne Dair

"Çok şükür yine helak olmadık," dedi içimdeki ses elektrikler geldiğinde. Ve ben de bunun üzerine birşeyler yazmak istedim. Hep böyle olur zaten; kar tanesinden çığa... Neyse, bu faslı biraz hızlı geçelim. Ne gündü ama. Sabah uyandığımda tek ve en büyük derdim, Butik otel projesini hocanın düzenlendeği şekilde yeniden çizmekti. Vizeye bir hafta kala yapılan değişiklikler o an için bana muhteşem bir sıkıntı gibi gelmişti. Ne dert ama. Ne büyük sıkıntı ama... Projeyi açtım, sıkıntılı sıkıntılı notlar aldım. Şuraya bir kapı, şuraya dolap falan. Ben bu işlemi kağıt üzerinde yaparken televizyon birden nefesini tuttu. İnsan geleceği bilemiyorki,...


Bahar Hoşluğu

"Ne çok mutluyum bir bilse Dünya..." diye başlamak istiyorum. İşte sırf bu yüzden, uzun zaman sonra ilk defa yazdığım bu yazıda elimden geldiğince saçmalamamaya çalışarak (muhtemelen de bol bol saçmalayarak) bir şeylerden bahsedeceğim. Neler anlatacağımı  ben de hiç bilmiyorum, sadece yazacağım. Çünkü neden mutlu olduğumu anlatamayacak kadar çok mutluyum. Üstelik hiçbir şeyden ötürü. Bakın şimdiden saçmalamaya başladım. Bu benim için iyiye işaret. Çünkü yazamasaydım saçmalayamazdım. Yazıyorum ki saçmalıyorum. Yaşıyorum ki mutluyum. Derin mevzular bunlar. Mutluyken sığ sularda yüzmek lazım... Tamam tamam. Bir çıkış noktası buldum sanırım;...


Ertelenmiş Yazılar 2

Bir ilhamla başlayıp yarıda kalan ertelenmiş yazılar var burada. İnanmayacaksınız ama içlerinden bazıları dört yaşından daha fazla. Artık fosilleşmeye başladıkları için (Açık sözlü oluyum, devamlarını getirecek cesaretim ve yeterli fikrim bir türlü olamadığı için) paylaşmak istedim. Böylesi onlar için de daha iyi. Çöp kutusunda olmaktansa, varsın bir uzuvları eksik olarak krndilerine ayrılan bu başlıkta son günlerini mutlu mesut geçirsinler. Acı, Mutluluğun Habercisi ...Acı çeken bir insan, korku duvarını aşabilirse eğer mutlu bile olabilir. Çünkü acılar bir gün bitecektir. Acıyı yaşamış biri mutluluğun tadını kat kat daha fazla yaşar... NEDEDN? Kalbim...


Pages 261234567 »