mecaziden şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mecaziden şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Tiyatromsu Hayat


Gün gelir her şey biter, herkes gider.
Sahne kapanır, eller alkışlar.
Zoraki gülümsemeler yere düşer, o meşhur,
İki yüzlü ikonun ikinci yüzü sana güler.

Tebrikler, bitti oyun!
Herkes işine bakabilir, sona erdi menfaatler.

Zor mu oldu sebepsiz yere gülümsemek?
Güldüğünü görmek isteyenlere,
Gülmediğini umursamayanlara.
Garip oyuncu özgürsün, gidebilirsin sen de.

Gün gelir her şey biter, herkes gider.
Bir tek sen kalır, seninle beraber.

Sahne kapandı, perde oldu kızıl.
Gülenim var hala demeyesin sakın,
Elbet sana da tecelli eder ikinci yüzü hayatın.


Mecazi
21•VI•13


Bahar



Yaşamanın ismidir bahar.
Rüzgarı, hayatın satır aralarında dolaştırmaktır.
Rüzgarın özünü yakalamak ve doğmaktır yeniden

Yanmaktır bahar
Bir ateşde usul usul, kora mahal vermeden 
Yazı beklemeden, ateşe susamışçasına yanmaktır

Suyun yanmasıdır bahar.
Yağmurdur, damla damla oluşan senfonidir.
Damlaların dansında sarhoş olmaktır.

Bahar candır
Kelebek ömrünün en güzel anlarıdır.
Dirilen doğanın sana avuç açmasıdır.

Yaşamanın ismidir bahar.
Şimdilerde daha bir derinden duyduğun.
Bildiğin bir şarkıdır bahar.

Belki rüzgar, belki yağmur
Belkide toprak kokusudur baharı sevdiren.
Ama ben biliyorumki,
Bahar yaşamanın ta kendisidir.

Kemal Ünsaçan
30•IV•12


Bu Şiirimi ilkbahar için yazmıştım ve yayınlamıştım ama ne hikmetse silinmiş. Yeniden yayınlamak istedim..





Ayaklarım

Bu Hayatta her şeyi anladımda, şu ayaklarımın benden habersiz büyümesini birtürlü anlamadım.
İlk gördüğümde minnacıktı, küçücüktü, ağlıyordu. Hayatın yükünü sırtlanmak için doğmuştu benimle beraber. Ben hayata geldiğimde, benden sonra geldi ayaklarım.
Dünyaya beni bağlayan bağ oldu ayaklarım. Bağlanmamak için bu dünyaya, bez parçaları bulup bağladım ayağıma.
Zamanla büyüdü ayaklarım. Bazen yaşam sandı toprağa bastı. Bazen toprak sandı yaşama bastı.
Zamanla ben büyüdüm ayaklarımdan önce. İnsanlara baktım, ayakları var. Ayaklarına baktım, Toprak diye bastıkları, topraktan olma çamurlar. Ayağı büyük olanlar küçük olanlara basıyor. Toprak yerine...
Az daha büyüdüm, bir ayak buldum üstümde. Bana basmak için, basamak niyetiyle. Çekildim basmadı. Hayat bu dedi, yutmadım. Oda yanımdakine bastı, yanımdaki umursamadı.

Ben büyüdüm, hayat yürüdü ayaklarımın altında. Zamanda sesler çıkararak ilerledim. Ben ses çıkardıkça zaman çoğaldı. Ayaklarımla basacak yer kalmadı zamanda. Ne yol kaldı yürüyecek, nede ayak kaldı yürütecek...

Her şeyi anladımda, şu ayaklarımın benden habersiz büyümesini bir türlü anlayamadım.
Baktım ki benden habersiz, dün baktım büyüyor, bugün olmuş yürüyor. Ben biliyorum ki, yarın olacak koşacak ayaklarım. Rüzgâra inat, hayata inat.
Koşacak ayaklarım, İçimdeki kurumuş hayalleriri rüzgara bırakmak için.
                               Ezdiği yerlere hayalleri ekmek için.
                               Onları sulayıp yeşertmek için.   
Koşacak ayaklarım, Yaş'a değil yaşama basmak için.
                               Yaşanmışları yeşertmemek için.
Ve koşacak ayaklarım. Zamandan hızlı, zamandan öteye, zamandan kurtulmak için.
                                Zamanı rüzgara bırıkmak için.
                                Çatlayana kadar, bağıra bağıra koşacak ayalklarım.