Kaderi görebilir miyiz?

Herşey kadere dahil! Herşey kaderin içinde! Herşey kaderden! Önceki yazımda kısa bir bahis açmıştım. Bu yazıyı bir yıl önce yazmaya başlayacaktım ama bir türlü cesaret edememiştim. Uzun zaman kafamda döndü durdu fakat kağıda dökülmeye pek yanaşmadı. Sanırım şimdi sırası geldi. Peki neden şimdi, şu gün? Çünkü dün birkez daha kadere şahit oldum... Evet, kadere şahit olmak diyebiliriz buna. Peki sen kader nedir bilir misin? İstikametti belirlenmiş çelikten bir çizgi. Tek yol, tek yön, tek çıkış... Öyle durumlar geliyorki insanın başına, kaderin mükemmel işleyişine şaşıp kalıyor. Olayların uyumuna hayretle bakıyor. Bu uyum, ya altın oranın soyut...


Yaşamdaki Güncellemeler veya Şimdiki Zaman

...Galiba yoruldum, Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar, Kendime kalbimi kanıtlamaktan, Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan, Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum...  Can Yücel'in şiiriyle başlamak konumuza olmasa bile şuanki ruh halime çok uygun düşüyor. Bu sayede kendimi daha iyi özetlemiş olduğumu hissediyor ve rahatlıyorum. Özellikle son mısrayı vurgulayarak, altını çizerek, kalınlaştırarak... Bu zorunluluğun ve tüm zorlukların yorgunluğu yordu beni. Paslanmışım... Normalde bir çırpıda doğması gereken başlığın üzerinde uzun süre tepindim. Sırf bu yüzden denememin; tasarladığım kadar uzun, arzuladığım...


SON

Düpedüz yorgunluk işte bu. Bir projenin, bir dönemin, bir senenin, bir okulun ve sekiz yılın..  Artık kitap okumak, film izlemek, oyun oynamak, yazmak, yolculuklarla uzaklaşmak, kaybolmak ve kendimi yeniden bulmak istiyorum. Herkesden ve herşeyden uzakta... Sonra durulmak, kendimi yeniden bulmak, bıraktığım yerden yaşamak ve hayatın içinde kaybolmak istiyorum. Sıradanlığa kapılmadan ama olması gerektiği gibi. Monoton ama esrimelerle dolu. Özümseyerek veya gülümseyerek... Çok karmaşık olan hayatı ince bir süzgeç altında yaşamak istiyorum. Basit şeylerden zevk almak, onlar için saatler harcamak, sonra herşeyi yeniden başlatmak... Üstteki...


Pages 261234567 »