Bütünsüzlüğümüz,

Laf açıldığında hepimiz bir bütünün parçalarıyız. Bir sistemi oluşturan dişlileriz. Farklılıklarımızla övünür, gökkuşağından bir renk seçeriz. Hiç birimiz yalnız değiliz, her yöreye ait atasözlerimiz vardır bizim kara günlerle, iyi dostlarla ilgili. Kimse düşmez, düşemez, düşse de bir kaldıran olur elbet. Umut veririz, sevincine seviniriz, üzüntüsüne üzülürüz. Bir bütünün parçalarıyız dedik ya, destek oluruz birbirimize. Peki bu işler böylemi yürüyor? Bir bütünü parçalar oluşturuyorsa eğer nerede bu bütünlük? Neden her parça birbirinden ayrılmış ve kendi içinde paramparça? Neden herkes birbirinden bu kadar uzak? Biri yardım istediğinde...


Bir Filmden Yola Çıkarak,

Dün bir film izledim. Hayatımı değiştirmeye yetmez ama büyük katkı sağlayacağından eminim. Filmin ismi, La Ligne Droite, Türkçe çevirisi Başlangıç Çizgisi. Olay Fransa'da geçiyor. Cezayir'li Leyla hapisten yeni çıkmış ve iş aramaktadır. Hapse girme sebebi ise kendisi gibi sporcu olan kocasını bir antrenman sırasında kaza eseri öldürmesidir. Bu sırada Yannick isimli milli sporcu trafik kazası geçirmiş ve altı aydır görme engellidir. Ama hayata sıkıca sarılıyor, rehber eşliğinde koşu yarışlarına devam ediyor. Yannick'in çevresi bu durumdan rahatsızdır fakat onu hayata tekrar kazandırmak istedikleri için bu duruma göz yumarlar. İşte tam...


Yeniden Yazmak.

Uzun zamandır yazmayı düşünüyordum. Ama aklımda, ne yazacak birkaç satır vardı ne de bende yazacak güç vardı. Yaklaşık 1 yıldır kendimle ve çevremle mücadele içindeydim. 2010 Kasımında öğrendiğim MS isimli hastalık yüzünden sürekli gelgitler yaşıyordum. Korkuyordum, ama korkum hastalıktan değil hastalığın ilerleme ihtimalindendi. Çevrenin de bu korkuya katkısı yok değildi. En tehlikeli şeyin cehalet olduğunu öğrendim bu süreçte. Her acının zamanla unutulduğunu gördüm. İyi dost kötü günde belli olurmuş sözünü bizzat test ettim. Daha önce böyle bir hastalığı duymamıştım. İlk başlarda fazla umursamadım. Ama bir soru sürekli beynimi kurcalıyordu...


Pages 261234567 »